Selam arkadaşlar, havalar güzelleşiyor. Heralde herkesin aklına aynı şeyler geliyor. Mis gibi hava, cıkalım doğaya gezelim tozalım.... gibi gibi. Benim de aklımdan bisiklete binmek geçiyor. Çocukluğumuzdan beri hayallerimizi süsleyen ve hepimizin amatör anlamda kullandığı iki tekerlekli götürgeç şimdilerde profesyonel anlamda ulaşım aracı olarak kullanılmaya başlandı. Nacizane biz de gittik iki yıl önce aldık bisiklet. Tabi ilk yıl, nadasa bıraktık. İsim takıp akşamları iyi geceler diyip yattık. Baktım ki böyle spor olmuyor, e birde Mike( benim bisiklet) kötü bakmaya başlayınca, kalk dedim kendime. Başlıyoruz. Ertesi gün o gazla düştüm yollara. İlk yüz metre, iki yüz metre derken 2-3 km gitmişim. Akşam başarı edalarıyla eve döndüm. Bir güzel duş ohh miss. Ertesi sabah kaslarıma hükmedemiyorum. (Ham vücutla zor oluyormuş) Her tarafım ağrıyor, ben diyeyim 3 gün siz deyin 5 gün. Fakat bu beni yıldırmadı. Gaza geldik bir sefer. Cumartesi tekrar.. pazartesi işe... derken hergün en az 5 km sürmeye başladım. İşin açıkcası bisikletin rastgele başlanacak bir spor olmadığını da zaman içerisinde anladım. Tavsiyem tecrübelileri iyi dinleyin. Orneğin bisiklet seçerken maddi şartları göz önünde bulundurarak satıcıya gitmiştim ancak (her fırsatta tesekkürlerimi sunarım) bizi daha yüksek fiyatlı bir bisiklete yönlendirdi. Olur mu olmaz mı derken aldık çıktık ve şimdi çok memnunum. Hadi siz de deneyin. Bir hobi bulun ve hemen uygulamaya koyun. Aksi taktirde hayat zor, hayat çekilmez falan filan... yalnız güzelleştirmek bizim elimizde.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder